28 Kasım 2008 Cuma

ŞAHESER!

Alttaki posttaki yaramazları tanımıyorum:) Bana da Talha'nın annesi Emine göndermişti. Şaşıp kalmıştım bu resmi görünce... Hemen Esra aklıma geldi ve koymak istedim bloğa:) Halimize şükredelim diye!


Ben de bu akşam bir yaramazlıkla karşılaştım! Berk efendi Ayça ablasının hediye gönderdiği boya kalemleriyle, oturma odamızın duvarını boyamış:) Yağlı boyadan sonra çok masum bizim yaramazlık. Eşim alıştıra alıştıra söylediği halde görünce aaaa dedim! Pastel boya silinebilir değil mi?:P





Bünyamin kızmış duvarı görünce ve bir daha yapmamasını söylemiş, anlatmış. Nasihatin sonunda da anladın mı diye sormuş. Berk'in cevabı '' ANLAMADIM '' olmuş:):P



27 Kasım 2008 Perşembe

YARAMAZLIK BUDUR:p


Erva'nın annesi, sevgili Esra'ya ithaf ediyorum bu görüntüyü... Canım benim, Erva kek malzemesini yere dökünce çok üzülmüştün ya şükretmek lazım bazen:P Oyy oyy diyebiliyorum bu görüntü karşısında...

26 Kasım 2008 Çarşamba

!?:P

Pazar akşamı, gezmekten dönmüşüz. Ben etrafı toparlayıp süpürdüm biraz. Berk bu arada babasıyla oynadı ve artık uykusu gelince yanıma geldi...

- Anne nenni yapcam...

- Tamam oğlum.

Hemen altını alıp pijamalarını giydirdim. Öpüştük koklaştık biraz.

- Annecim benim biraz işim var baban seni uyutsun, dedim...

Berk'in cevabı evlere şenlikti:P

- Babam çok yorgun:P

Ben dumura uğrarken, eşim kahkahalar atıyordu:)

Sen bütün gün beyimizi gezdir dolaştır, eve gel temizlik yap; yorgun taraf baba olsun:P

24 Kasım 2008 Pazartesi

TELEFONDAYIZ!

Anne ve İbi telefonda konuşurlar...

- Anne kuzusu nasılsın?

- Uçakiyemi temizliyom...

- Kirlenmiş mi?

- Hee... ( Eveti öğretmek lazım )

- Ne yaptın bugün?

- Oynadım, yemek yedim...

- Tamam annem görüşürüz. Öpüyorum seni...

- Öpüyorum seni... ( papağan İbi ):p

Artık telefonda konuşmaya da başladık. Biraz zorlanıyor, ne diyeceğini şaşırıyor ama konuşuyor yine de:)

Dün Cevahir AVM'ye gittik. Kriz falan hak getire... Herkes doluşmuş, bütün mağazalar tıka basa dolu... Babamıza takım elbise alacaktık. Ama kafamıza ve cebimize göre bulamadık:P Aramalara devam:) Bünyamin zor beğenir bir de... Çok zordur onunla alışveriş. Ben ona bir kazak beğenirim ama o beğenmez:P İnceler, inceler, inceler... Düşünür... Sonra karar verir!

Ben öyle değilim. İncelemem çok fazla. Mağazaya girince alacağım şey bana göz kırpar zaten:P Beğenirim, alırım:) Tabii bu kadar çabuk karar verdiğim için pişman olurum bazen de:)

Berk dün beni D&R 'a götürdü... Koşa koşa dergilerin olduğu bölüme gitti ve öğümcek adam dergisi aldı eline. Başka dergiler gösterdim ama ilgisini çekmedi. Aldık örümcek adamı çıktık. Ama beyimiz bugün dergiden korkmuş ve suçu bana atmış. Güya ben almışım dergiyi ve o da korkmuş...

Cumartesi akşamı babamız maç izlemeye gitmişti öğretmenevine... Yağmur ve rüzgar sesi eşliğinde oynuyorduk Berk'le... Birden elektrikler kesildi ve kalakaldık:( Ne bir mum ne de ışıldak var evde... Berk'in küçük bir ışıldak radyosu vardı. Onu bulmak için kalktım ama maalesef karanlıkta bulamadım. Ben de kanepeye uzandım, Berk'i kucağıma aldım, üzerimizi örttüm ve masal anlattım ona... On dakika sonra sesi kesildi, uyudu... Sıcacık uyuduk bir süre... Bünyamin eve döndüğünde elinde bir ışıldak vardı:) Karanlıkta kalmayacağız artık.

Akşamları uyumak için yatınca annecim sarıl bana diyor:) Kaşu beni demeyi bıraktı... Uykuya dalma seramonimiz habire değişiyor. Bakalım daha neler göreceğiz.

Benim oğlum duvarlara çizmiyor diye çok böbürlendim ya bizimki de başladı artık. Salonumun başköşesinde sanat eserleri duruyor artık. Bir süre temizlemeyeceğim! Bereket kurşun kalemle çizmiş... Ablam ve annemin evini hiç söylemiyorum:P Bütün odalar çizilmiş. Neden çiziyorsun oğlum, kağıda çiz dediğimde cevabı hazır:

- Zeynep böyle yapıyor:)

Ben de hem doğumgünü hediyesi olsun hem de rahat rahat çizsin diye çizim setini aldım. Bakalım işe yarayacak mı? Heyecanla bekliyorum...

Bugün öğretmenler günü! Canım kocamın ve tabii tüm öğretmenlerin günü kutlu olsun...

20 Kasım 2008 Perşembe

YİYİCİ:)

video

PARMAK FIRÇA.


İbrahim bir yaşındayken aldım bu parmak fırçayı. Başlarda macunsuz, ben fırçalıyordum dişlerini... Ama artık macunuyla fırçalayabiliyor Berk. Öğrendi... Keşke dişleri ilk çıktığında alsaymışım...

18 Kasım 2008 Salı

BU ARALAR!

Çok yoğun günler yaşıyorum. İşler yıl sonu yaklaştığı için her geçen gün artıyor... Evde de aynı durumdayız. Berk büyüdükçe istekleri ve bizimle geçirmek istediği zaman artıyor. Her akşam farklı şeyler yapıyoruz. Boyalar, yapbozlar, kartlar v.s. vs.

Artık dişlerini kendi fırçalıyor oğlum... Parmak fırçasıyla çok rahat fırçalıyor. Aynı benim yaptıklarımı yapmaya çalışıyor. İnşallah benim kadar sert fırçalamıyordur. Dişçim sen günde bir kere fırçala dişlerini demişti:P



Cumartesi akşamı kadim dostlarım gelmişti ziyaretimize:) 3 arkadaşız:) Vee hepimizin birer çocuğu var. Yasemin ikinciye hamile! Her gün yeni bir hamile haberi duyuyorum. 4 Arkadaşım bebek bekliyor. Allah sağlıkla kucaklarına almayı nasip etsin...



Berk cumartesiden beri Ertuğrul kardeşinin hediye getirdiği polis arabasıyla oynuyor... Araba sıkıştığında köşelere bağırıyor. Anne çıkmıyor diye:P






Kitap fuarına gittiğimizde Abra Eğitim Ürünleri'nin standına uğrayıp Berk'in yaşına uyan yapbozu aldık. Artık her akşam bununla bir şekil yapıyoruz. Ben yanında verilen katalogdan kopya çekiyorum. Ama Berk kendince dizip özgün şekiller yapıyor:P





Öğümcek Adam şapkası almıştık Berk'e. Bir de montunu:P Akşam şapkayı takmıştı. Kırmızı da pek yakışıyor şekerime canım...


Pazar günü haftalık alışveriş için markete giderken Berk yürüyen yolda böyle eğleniyordu:)


13 Kasım 2008 Perşembe

HOŞGELDİN 34:P


Ne çabuk geçti yıllar. Küçücüktüm İzmir'i bırakıp geldiğimizde... Okullar, şehirler geçti hayatımdan. Sonra sevgilimle evlendim ve şeker oğlum girdi hayatıma! Bugün bir seneyi daha devirdim... Nice senelere diyorum kendime! Sağlıklı, mutlu, huzurlu ve sevgi dolu nice senelere...

11 Kasım 2008 Salı

BOTANİK BAHÇESİ VE ÇAMLICA!

Geçtiğimiz Cumartesi gitmiştik Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi'ne. Hava da güzel olunca çok güzel zaman geçirdik. Ama girişte biraz bekledik. Çok kalabalık olduğu için otoparkta yer yoktu. Heryer yeşil:) Ortam çok güzeldi. Ve tabii kalabalıktı. Oturacak yer bulamadık...





Berk bütün çiçekleri kokladı ve ördeklerle kazları izledi. Onlar da sanki Berk için sıralanmışlardı:P Bir dahaki sefere yiyeceklerimizi de alıp kahvaltıya gideceğiz:)








Ordan çıkınca Çamlıca'ya gittik. Yedik. içtik. Berk parkta oynadı.








Dönüş için yola çıktığımızda arabadan pat diye bir ses geldi. Ve frenler tutmadı:( Zar zor parkettik ve bir saat kadar tamirci bekledik... Berk tam uykuya dalacakken bu olaylar olunca çok ağladı:( Biz dışarda otururken arabaya doğru giden babasına,


- Baba gitme , diye sesleniyordu...


Sabah erken kalkabilseydik İzmit'e Darıca hayvanat bahçesine gitmeyi düşünüyorduk. İyi ki gitmemişiz. Ya yolda başımıza gelseydi:( Allah korudu. Verilmiş sadakamız varmış...


Hayvanat bahçesine gitme konusunda azimliyiz ama:P Havanın iyi olduğu bir hafta inşallah...


Resimlerde Berk'in yanağında bir kırmızılık göreceksiniz:P Maalesef sivrisinek ısırdı oğlumu yine:( Bu havada nerden geldi nasıl ısırdı bilemiyorum. 2 haftadır yeni yeni geçmeye başladı kırmızılık:(

8 Kasım 2008 Cumartesi

MUTLULUK.


Çocuğumun küçücük bir şeyden de olsa güldüğünü görmektir mutluluk!

4 Kasım 2008 Salı

TAKLİTÇİ:p

Babamız ne yaparsa Berk de hemen aynısını yapıyor... Tv karşısında babası üçlü koltuğa uzanırken Berk de aynı şekilde ikili koltuğu kapıyor:)


Birkaç akşam önce onları bu şekilde yakaladım... Baba kahve içiyor oğlu da yanında:P


Topitop seviyor Berk! Ama sadece birkaç kez yalayıp bırakıyor. Öyle güzel söylüyor ki duymak lazım... TOTOTOP:P T harfi, T ile Ç nin karışımı şeklinde çıkacak. Yoksa olmaz:P


Hafta sonu maceramızı resimlerle birlikte yayınlayacağım:) Güzel başlayıp maalesef biraz kötü biten bir gündü:(